☰ Menü

Şehit Uzman Çavuş Fahrettin Livçalkan

Şehit Uzman Çavuş Fahrettin Livçalkan

 

Hani bazen bir makale yazacağım hepimiz diyoruz yeri geliyor “söze nereden başlayacağım” diye. Bu sefer gerçekten söze nereden ve nasıl başlayacağımı bende bilmiyorum. Şehit Uzman Çavuş Fahrettin Livçalkan kardeşimizle tanışmamız Ömer Çakmak kardeşimle başladı. 2008 yılında birlikte dershaneye gittiğimiz Ömer Çakmak ile Fahrettin kardeşimizi tanıdık. Bir insan düşünün; hiçbir arkadaşını yarı yolda bırakmayan, ailesine yaşamı boyunca hiçbir zaman karşı çıkmayan, çalıştığı iş yerinde haksızlığa karşı çıkan adam gibi bir adam düşünün. 1.80’den uzun, kalıplı babayiğit bir adam düşünün. Düşünceleri, hayata bakışı her zaman dik ve onurlu bir insan düşünün. Bu adam ki inançlı, saygılı, sevgili, ahlaklı ve terbiyeli bir insandı. Ben kısacası Fahrettini anlatarak size tanıtamam, onunla birlikte yemek yiyeceksiniz, birlikte kahve içeceksiniz, birlikte oturup kalkacaksınız ki o zaman anlayacaksınız o adamı.

Hakkari Çukurca’da şehit düşmüştür benim kardeşim, şehit düşmeden tam bir gün önce ise ben kendisini rüyamda gördüm. Bir whatsapp grubumuz vardı orada konuşuyorduk, benim aklıma ne kadar takıldıysa o gün rüyamda görmek nasip oldu. Ama o rüya hiç iç açıcı değildi. Tim olarak birlikte dağların arasına bırakıyordu helikopter daha sonra ilerlerken üst tepelerden çapraz ateşe alınarak pusuya düşüp şehit oluyorlardı, şehit olduklarını gördüm, bayrağa sarılı cenaze gördüm, ağlayan anne-baba ve kardeşler gördüm. Sabaha karşı 05:00 gibi uyandım bir su içtim ama içim o kadar kötü oldu ve kalbim o kadar hızlı atıyordu ki o an aramak istedim fakat belki operasyondadır bir telefon sesi veya ekran görüntüsü Allah korusun hayatına bedel olabilir diyerekten aramamıştım. Gündüz oldu, daha sonra aradım kardeşim nasılsın? İyi misin? Ben bir rüya gördüm ama anlatmaya çok korkuyorum dedim. Kendisinin cevabı ise sağ ol kardeşim hamd olsun Allah’a iyiyim bir sıkıntı yok üst bölgeye atacaktı helikopter sabaha karşı fakat taramaya başladılar inmedik direk karargaha geldik akşam üstü tekrar gideceğiz dedi. O an gitme kardeşim, boşver kal demek o kadar çok geldi ki içimden anlatamam.. Ama gel gelelim diyemedim, içimde parçalanıyor şu an sürekli onu düşünüyorum..

Akşamüstü helikopter bırakmış Dağbaşı tepe bölgesine, akşamda Ömer Çakmak, Özkan Öztürk ve ben buluştuk Özkan markete giderken ben ayaküstü Ömer’e durumu anlattım fakat rüyamın detayını anlatmayayım kardeşim Allah korusun kötü bir durum çıksın istemiyorum dedim. Bu konuşmalarımızın sabahına doğru ise Kahraman kardeşimiz Fahrettin Livçalkan şehit düşüyor. Kendi mevzisinde olsaymış eğer hiçbir şekilde canına zarar gelmeyecekmiş (komutanın anlattığına göre) fakat öyle bir Kahramanlık yapıyor ki sürünerek başka mevziye geçiyor ve 3 tane şerefsiz leş terörist öldürüyor. 150 kurşundan 2 tane kurşunu kalıyor, omuzundan giriyor ve karnından çıkıyor kurşun. Yıkama esnasında yanında bulunan Komutanı ise tam olarak şu sözleri söylüyor annesine; anneceğim, senin oğlun gülüyordu o an. Bende çok şaşırdım gördüğümde elim ayağım dahi titredi ama senin oğlun o an gülüyordu dedi. Rabbim şehadetini kabul etsin kardeşimizin, düzenli olarak Arzu teyzemizin Mustafa amcamızı elimizden geldiği kadar ziyaret etmeye çalışıyoruz. Hiçbir zaman biz onları anlayamayız, bu acının bir tarifi yok. Terör olayına destek olan, yardım ve yataklık yapan kim varsa Allah bin türlü belasını versin. Biz şehit oluruz Peygamber Efendimiz (s.a.v)‘e komşu oluruz, onları geberttiğimizde ise sadece ağıza bile yakışmayacak kelime ile leş olurlar.

Yazar Hakkında
Toplam 23 yazı
Tevfik
Tevfik

21 Haziran 198x gecesi sabaha karşı Kayseri Doğum Evinde gözlerimi açmış bulundum. 1 yaşından sonra yürüyüp oturmamayı, 2 yaşından sonrada konuşup susmamayı öğrenmişim. Bebekliğim, çocukluğum ve gençliğim Kayseri/Kocasinan/Yeni Mahalle’de geçmiştir.

Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Arama Yap